İstanbul Arkeoloji Müzesi

01.04.2008

1891´de Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) olarak kapılarını açan mekânda sergilenen eserler, buzdağının görünen ucu.

Müzenin Eski Şark Eserleri'ne ayrılmış bölümü, aynı zamanda ressam ve arkeolog olan müze müdürü Osman Hamdi Bey'in çabalarıyla, Türkiye'nin ilk güzel sanatlar okulu Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi'ne ev sahipliği yapmış.
 
Sidon (Sayda, Lübnan) Kral Nekropolü Kazısı'ndan istanbul'a getirilen İskender Lahti, Ağlayan Kadınlar Lahti, Satrap Lahti, Lykia Lahti ve Tabnit Lahti, müzenin ağır toplarından.
 
KAÇIRMAYIN Çağlar Boyu Anadolu ve Truva, bizce giriş katından sonraki en nefes kesici bölüm.
 
İLGİNÇ 19. yüzyıl sonunda mimar Alexandre Vallaury'nin tasarladığı müzenin varoluş sebebi, İskender Lahti. Sanıldığı gibi Büyük İskender'e değil, Sidon Kralı Abdalonymos'a ait lahit, İskender'in Perslerle savaşlarını canlandıran kabartmalarından dolayı bu adla anılıyor.
 
 Mimar Vallaury, müzenin dış cephesini tasarlarken İskender Lahti ve Ağlayan Kadınlar Lahti'nden esinlenmiş. Osman Hamdi Bey Yokuşu, Gülhane, Eminönü; 0212/520 7742


Tags: Arkeoloji Müzesi İstanbul Müzeler İstanbul Arkeoloji Müzesi