Arjantin ve Tango

06.03.2008 22:41:29

BUENOS AİRES: Arjantin´in başkenti Buenos Aires ilk olarak 16. yüzyılın ortalarında İspanyol kaşifler zamanında kurulmuş, ancak ilk üç yüzyıl boyunca pek de bilinmemiştir. Zengin tarım toprakları sayesinde bir yerleşim merkezi haline gelmiş olan kent, sahip olduğu hayvancılık geliri ile 18. yüzyılın ikinci yarısından sonra dünyaya artan miktarlarda hayvan ihraç etmiştir.

O dönemlerde at binen "gaucho"lar Arjantin'in biraz da aykırı ve "barbar" tiplemesi olarak tanınmışlardır. 1880'lerin sonu, 1900'lerin başında Güney Amerika'nın parlayan yıldızı Arjantin dünyanın en zengin ülkelerinden biri oldu. Bu zenginlik, çoğunlukla italyan ve ispanyol olmak üzere milyonlarca Avrupalı'yı Buenos Aires'e çekti. Bugünkü Arjantin nüfusunun %75'inin kökü, Avrupalı göçmen dedelerine dayanmaktadır. Çoğu kişiye göre de Buenos Aires'in insanı buyur eden hoşluğu Avrupa şehirciliğinin zarafeti ve Akdeniz insanının sıcaklığının karışımından gelmektedir.
Arjantin'in geri kalanına nazaran müthiş bir zenginliğe kavuşan Buenos Aires, o yıllarda Güney Amerika 'nın Paris'i olarak anılıyordu.

TANGO'NUN DANS OLARAK DOĞUŞU (1880-1920)
Bugünün Buenos Aires'inin Teatro Co-lon'u, Avenida de Mayo'su, Florida Street'i, parkları, resmi binaları ve metrosu 1890-1920 yılları döneminde inşa edilmiştir. Bu dönemde daha sonraları tango sözlerinde tercih edilen, İspanyolca ve İtalyanca'nın karışımı Lunfardo doğmuş, tango gibi Lunfardo da Buenos Aires'in kimliğinin ayrılmaz parçası haline gelmişti. Bu kültür değişiminde "erkek" figürünü, meselesini gerektiğinde kemerinden eksik etmediği bıçağı ile çözen, biraz sert, boyna hafif gevşek bağlanmış mendil ve şapka ile tipleyebili-riz. Arjantin kendi dansı tangonun doğuşundan önce Avrupa'dan, diğer şeylerin yanı sıra müzik ve dans da ithal etmiştir: Habanera ve polkanın karışımı ile ortaya çıkan dans, daha sonra mlasik tangoya baz teşkil edecek olan, her bir adımı bir vuruş olan 'milonga'yı yaratmıştır. Milonga aynı zamanda tango dansının yapıldığı gece ve mekanlara verilen genel isimdir.

TANGONUN KÖKLERİ
Tango ismi, nasıl doğmuştur? Afrika'dan (kapalı alan anlamında sözcük) ya da Portekiz'den (dokunma fiilinden) geldiğine dair iki varsayım olsa da kesinlik kazanmamış bir kökene dayanır. Ancak Afrika ya da Portekiz kökenli olsun genel kabul gören bir anlamı vardır:
Tango İspanyol - Amerikan topluluğunda Afrikalı kölelerin dans etmek için bir araya geldikleri yerin adı idi. Dolayısıyla tango kelimesi İspanya'ya ulaştığında Afrika-Amerika ya da Afrika etkileşimli dansı temsil ediyordu. Kısaca 19. yüzyılın sonlarına doğru tango, Buenos Airesliler'in yeni yükselen müziği ve dansı olarak anılmaktaydı ve Buenos Aires'teki siyah nüfusun tangonun oluşumuna doğrudan etkisi vardı. Nasıl mı? Siyahların ritmik, doğaçlama adımlı enerjik ve hatta atletik adımlı dansı "Can-dombe"nin etkileşimi ile! Hatta o kadar ki, milonganın, çiftin birbirine sarılmadan, birbirinden hafif ayrı olarak dans ettiği ve Candombe'nin bir çeşit farklı varyasyonu olan bu dans şekli tango adı ile anılmaya başlandı. Daha ziyade düşük sosyal sınıf kulüplerinde, pazaryerleri yakınlarında çalındı ve dans edildi. Tangonun dans edildiği yerler ve dans edenler karanlık, zaman zaman kaba kuvvetin bile hâkim olduğu, bazen fahişelerin dans partneri olarak kiralandığı yerlerdi. Zamanla dans müziği ve de müzik dansı etkileyerek bir rafınasyon gerçekleşti. İlk başta flüt, keman, arp, gitar ve klarnet ile başlayan tango müziği ileriki yıllarda, 19- yüzyılın sonlarına doğru Almanya'dan gelen ve tango müziğinin vazgeçilmez enstrümanı olan "bandoneon"u bünyesine katmıştır.

Önceleri limanlarda ve kötü yerlerde dans ediliyorken, italyan göçmenlerin bu dansa ve müziğine kendi yorumlarını katması ve hatta profesyonel dansçıların da ortaya çıkması ile tango, "düşük sınıf dansı olmaktan 1910'larda kurtulmaya başlamıştır.
Tango müziğinde doğaçlamadan uzaklaşıp müzisyenlerin yayınlanmak üzere ve daha ziyade piyano için tangolar bestelemele-riyle 1910'lardan sonra 'gerçek tango'ya adım atılmıştır.

TANGO BİR RİTÜELDİR
Eğer tango ile ilk karşılaşmanız bir tango show ise tango hakkında yanlış fikirlere kapılabilirsiniz; fazlaca erotik, turistik olduğu için. Ancak tangoyu Buenos Aires'te orta yaşın üstü milongerolarla yapmanın keyfi ve şıklığı anlatmaya değer...
Çalıştığı yerde işini bitirip evine gitmiş, mutlaka duşunu almış ve temiz gömleğini giymiş, en güzel danslarını pistte dans edeceği partnerine sunmak üzere milongada yerini almış bekleyen milongero, Buenos Aires'in ve tangonun macho kültürü gereği, yanına dans teklifi için gittiğinde reddedilme riskini göze almayarak, uzaktan, bakışları ile partnerini dansa davet eder. Tabi dansa kaldırılmayı arzulayan partner namzetleri de bu bakışları yakalamak üzere dikkatle salonun erkekler tarafına bakar, bu sessiz ve kibar daveti görür, baş hareketi ile kabul eder; ikisi de aynı anda kalkar, pistte buluşur, bir iki cümleden sonra dansın keyfine dalarlar. Bu ritüelden bihaber bir yabancı dansçı olarak bir milongaya giderseniz Buenos Aires'te sürekli taciz edildiğinizi düşünebilir ve bütün gece dans etmeden oturabilirsiniz.
Ancak sizin dansınızı pistte görmüş ve beğenmiş bir milongero işi bakışları yakalamaya bırakmayıp, her türlü riski göze alarak yanınıza dek gelip sizi şahsen dansa davet de edebilir; yani durum her zaman çok ümitsiz olmayabilir...


Tags: Arjantin Tango Dans Arjantin ve Tango